Samsatlı Lukiano Felsefe Günlerinin Ardından

Samsat Belediye Başkanı Sayın Halil Fırat’ın vizyonu ve Samsatlı Lukiano Felsefe Platformu’nun gayretleriyle, Adıyaman genelinde alışık olmadığımız ama özlemini çok çektiğimiz entelektüel bir solukla tanıştık. Asırlardan sonra ilk kez, Lukiano kendi doğduğu topraklar olan Samsat’ta, çok kıymetli akademisyenlerin katılımıyla felsefe meraklılarına çok yönlü ve bilimsel bir perspektifle anlatıldı.

Lukiano’yu hepimiz bir şekilde duymuş, az çok okumuştuk. Ancak kendisinin bu kadar zengin bir kültürel birikime ve keskin bir ironi yeteneğine sahip olduğunu bu denli derinlemesine fark etmemiştim. Böylesine evrensel bir filozofun memleketinde bugüne kadar hak ettiği genişlikte ele alınmamış olması insanı bir yandan hüzünlendirirken, diğer yandan Samsatlı Lukiano Felsefe Platformu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çevik’in, Doç. Dr. Mehmet Türkan’ın ve isimlerini burada sayamadığım pek çok değerli akademisyenin bu topraklara akademik ve felsefi bir borcu ödercesine yaptığı derin araştırmalar bizleri ziyadesiyle memnun etti.

Organizasyonun ilk kez düzenlenmesine rağmen her detayın incelikle düşünüldüğü görülüyordu. Halil Fırat Başkanımızın gelen misafirlerle birebir ilgilenmesi, herkesi kapıda karşılaması misafirperverliğin en güzel örneğiydi. Farklı kesimlerden, farklı kültürlerden ve inançlardan felsefe dostlarının gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle kalabalığın salonun dışına taşması, Başkanımızın aydınlara, akademisyenlere ve toplumun tüm katmanlarına verdiği değerin en somut göstergesiydi.

Programın yükünü sırtlayan bir diğer isim Doç. Dr. Mehmet Türkan’dı. Sürecin başından beri büyük bir özveriyle çalışan Mehmet Hocamız, sabah oturumundaki samimi yönetimiyle ve konuklarla tek tek ilgilenmesiyle takdiri hak etti. Akademisyenlerin sunumlarını bilimin temel ilkelerine bağlı, içten ve Lukiano’ya yakışır biçimde zaman zaman ince bir mizahla harmanlayarak sunmaları, dinleyicilerin salonu terk etmeden programı soluk soluğa takip etmesini sağladı. İstanbul’dan, Diyarbakır’dan, Malatya’dan gelen aydınlarla aynı masayı paylaşmak, onlara Samsatlı Lukiano’yu kendi evinde anlatmak paha biçilemezdi.

Atatürk Barajı’yla birlikte sular altında kalan kadim Samsat, yeni yerleşim yerinde tarihsel kökleriyle yeniden buluşuyor. Kommagene Krallığı’na payitahtlık yapmış, filozoflar yetiştirmiş, sahabelerin izini taşıyan bu coğrafya; felsefenin, bilimin ve kültürün merkezi olarak kendine yakışanı yaptı. Lukiano en çok kendi doğduğu topraklarda anlatılabilirdi ve bu hayal; Halil Fırat, Mustafa Çevik, Mehmet Türkan ve onlara inanan akademisyenlerin ortak inancıyla gerçeğe dönüştü.

Günümüzde tüketime endeksli yaşayan insanoğlunun hantal temposuna inat, Samsat ruhuna uygun bir eşiğe adım attı. Elbette ilk organizasyon olmanın getirdiği küçük aksaklıklar veya "şöyle de olabilirdi" denilen detaylar olabilir; ancak ekibin bu konudaki yapıcı notları aldığına ve geleceğe daha güçlü adımlar atacağına inancım tam.

İnanıyoruz ki bu program, meşalesi yakılan büyük bir kültürel yolculuğun ilk halkasıdır. Safvan Bin Muattal’dan Melik’ül-Efdal’e, Antiokhos Theos’tan Lukiano’ya uzanan bu zengin miras, benzer etkinliklerle artarak devam edecektir. Emeği, yüreği ve kalemi geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.