Hüseyin Türkoğlu

Hüseyin Türkoğlu

Seyredenler ve Bedel Ödeyenler

Acının ve ateşin dili değişmiyor. Sadece yandığı yer değişiyor.

Dün Gazze’ydi, bugün İran.
Haritalar üzerinde çizilen sınırlar farklı olabilir ama toprağa düşen çocukların yaşı hep aynı.

Gazze’de bombalar yağarken dünya “itidal” çağrıları yaptı. Kınamalar cümlelerde kaldı, ölümler sokaklarda büyüdü. Diplomasi masalarında kurulan süslü ifadeler, yıkılan evlerin tozunu silemedi. Şimdi aynı sessizlik başka bir coğrafyanın üzerinde dolaşıyor.

İran, yalnız başına sadece ABD ve İsrail'e karşı değil, sözde Müslüman olan ancak ABD ve İsrail'e köpeklik yapan Arap ülkelerindeki ABD üslerine karşı da savaş veriyor.
İran’da bir ilkokulun hedef alınmasıyla yükselen duman, aslında bütün bölgenin üzerine çöken bir karanlığın habercisi. Savaş, askeri hedeflerle sınırlı kalmadığında, çocukların defterleri, kalemleri ve hayalleri de hedef haline gelir. Füzenin milliyeti olmaz ama acının adresi bellidir, masumlar insanlar.

Coğrafya değişiyor ama annelerin çığlığı değişmiyor. Televizyon ekranlarında akan son dakika haberleri birkaç gün sonra yerini başka başlıklara bırakıyor. Fakat yıkılan hayatlar yıllarca enkaz altında kalıyor.
Dünya yine ikiye bölünüyor. Seyredenler ve bedel ödeyenler.

Bu yangın sadece bir ülkenin yangını değildir. Ortadoğu’da her patlama, sınırları aşan bir sarsıntı üretir. Bugün İran’da çalan sirenler, yarın başka bir şehirde yankılanabilir. Çünkü adalet susarsa, vicdan susarsa işte o zaman savaş konuşur.

Daha kaç okul, kaç hastane, kaç çocuk “stratejik hedef” sayılacak? Daha kaç açıklama, vicdanların üstünü örtecek?

Ateşi büyüten silahlar olabilir, ama onu söndürecek olan, cesur bir adalet ve samimi bir barıştır.

Aksi halde değişen sadece haritalar olur ve acı hep aynı kalır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.