Ağız kokusu hastalık belirtisi olabilir / Dr. Ali AKIN

Sizden Gelenler

 

Tıp dilinde kötü ağız kokusuna halitosis denilmektedir. Halitus kelime olarak ‘nefes’ osis ise ‘hastalık’ manasına gelmektedir. Ağız kokusu kişinin sosyal hayatını etkileyerek psikolojik yönden rahatsız eden önemli bir sorundur. Yapılan çalışmalarda ağız kokusu sıklığı % 15-30 arasında değişmekte ve erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülmektedir. Ağız kokusu 2 yaşından itibaren görülebilmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır.

Ağız kokusu temel olarak gıda artıkları, ağız içinde dökülen hücrelerden, tükürük, diş ve diş eti hastalıkları ve dil üzerinde toplanan proteinlerin bakteriler tarafından yıkılması ile ortaya çıkan salgılardan kaynaklanmaktadır. Bu salgılar içinde ağız kokusuna neden olan esas kaynak uçucu sülfür bileşikleridir. Ağız içindeki salgı bezlerinden salgılanan tükürük mekanik ağız temizliği yapmasının yanında içeriğindeki maddelerle organizmaların üremesini de engeller. Bu nedenle tükürük bezinin salgısının azalması ile giden hastalıklar hem diş çürüklerine hem de ağız kokusuna neden olabilmektedir.

Ağız kokusunun bir diğer sebebi dil yüzeyindeki tükürük gıda artıkları ve ölmüş hücrelerin yıkılması ile oluşan tabakadır. Bu yüzden diş fırçalamanın yanında diş eti ve dil temizliği de ağız kokusunu engellemek için önemlidir.

Ağız kokusunun %80-90 sebebi ağız boşluğundan kaynaklanmaktadır. Kötü ağız hijyeni ağız içi enfeksiyon gıda artıklarının diş aralarında birikmesi ağız kokusuna neden olabilmektedir. Bunun yanında üst solunum yolu enfeksiyonları diş ve diş eti ile ilgili yumuşak doku iltihapları da ağız kokusuna neden olabilir.

Eğer diş ve ağız hijyenine dikkat edilmesine rağmen ağız kokusu devam ediyorsa bazı ağız kokusuna neden olabilecek hastalıklar düşünülmelidir. Özellikle toplumda görülme sıklığı fazla olan gastroözefagial reflü; mide içeriği ve asidin yemek borusundan yukarı çıkarak kişide boğazda ve göğüste yanma hissine, ağızda acı tat oluşmasına ve ağızda kokuya neden olabilmektedir. Eğer mide veya yemek borusunda gıdaların geçişini engelleyen bir hastalık (akalazya gibi) varsa ağız kokusu oluşabilir.

Böbrek hastalıklarında, diyabet hastalarında, ileri evre karaciğer hastalarında, ağız içi tümörlerde, akciğer enfeksiyonu (zatürre) ve akciğer tümörlerinde de ağız kokusu olabilir. Fakat bunların ağız kokusunun nadir nedenleri arasında olduğu da unutulmamalıdır.

Bazı vitaminler ve mineraller ( A vitamini, B12 vitamin, çinko demir) eksikliği ağız kuruması ve ağız içini örten dokuda çatlaklar oluşturmakta ve bu çatlarda biriken gıda artıkları ağız kokusuna neden olabilmektedir. Bazı ilaçlar da ağız kuruluğu yaparak ağız kokusuna neden olabilmektedir. Yaşlanmaya bağlı olarak tükürük bezleri küçülmekte, tükürük salgısı azalmakta ve ağız kokusu oluşabilmektedir.

Sigara kullanımı akciğerde katran birikmesine ağız kuruluğuna dildeki kıvrımların küçülmesine bağlı bakterilerce kaplanmasına ve bu nedenle kötü ağız kokusuna neden olmaktadır.

Ağız kokusunun diş ve diş eti hastalıklarına bağlı görülme sıklığı fazla olduğundan öncelikle ağız temizliği azami derecede yapılmalı, temel diş bakımı için günde en az 2 kez dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması ve dil temizliğinin yapılmasına önem verilmelidir. Periyodik diş ve diş eti muayenesi için diş hekimi ziyareti yapılmalıdır.

Ağız hijyeni sağlanmasına rağmen ağız kokusu devam ediyorsa alkol ve tatlandırıcı içermeyen gargaralar kullanılabilir. Evde hazırlanacak bikarbonatlı veya tuzlu su ile de gargara yapılabilir. Bununla beraber uzun süreli açlık alkol sigara kullanımından uzak durmak bol su tüketimi ağız kokusunu azaltabilir.

Eğer bunlara rağmen ağız kokusu devam ediyorsa ağız kokusunun diğer sebepleri için Kulak Burun Boğaz, Dâhiliye ve Göğüs Hastalıkları uzmanlarından ağız kokusuna neden olabilecek hastalıkların araştırılması için muayene olunmalıdır.

Sağlıcakla kalın…